“Son verilere göre, 15 ülkeyi etkileyen Domuz Gribi Meksika’nin Perote kasabasinda ortaya çikti. Hemen komsu eyaletlere siçradi, oradan uluslararasi ulasim aglarina ulasarak dünya çapinda yayilmaya basladi; ayni ABD mali piyasalarinin, esik alti krediler gibi, küçük bir diliminde basladiktan, sonra, “dijital devrimin” sayesinde hizla yayilarak küresellesen mali kriz gibi… Her iki sürecin de arkasinda, ayni yapisal sekillenme, egemen sermayenin, 1980’lerde benimsedigi, gelismekte olan ülkeler dayattigi neo-liberal “reformlar” var.
Meksika, bu “reformlarin” öncü laboratuarlarindan biri oldu. Bu köseyi yazmaya basladigim yillarda, 1994 Meksika mali kriz patlak verdiginde, neo-liberalizmin ve küresellesmenin, toplumlarin dokulari, insanlarin yasami üzerindeki yikici etkilerini, zamanin serbest piyasa Ayetullahlarinin, bana yönelttikleri elestirilerin de yardimiyla etraflica tartismaya sansim olmustu.
1980’lerde, ABD ve IMF baskisiyla neo-liberalizme açilan Meksika, 1994’de büyük bir kriz yasarken, ABD’de de 1918’den beri istikrarini koruyan domuz üretme sanayi bir siçrama yapmaya basliyormus. 1994-2001 arasinda ABD’de mega domuz çiftliklerinin payi toplum içinde %10’dan % 72’yer siçramis (The Independent, 01/05). 1965 yilinda ABD’de 53 milyon domuz bir milyon domuz çiftligi varmis. Bu gün 65 milyon domuza karsilik, 65,000 çiftlik var. Bu veriler, muazzam bir yogunlasmaya ve merkezilesmeye isaret ediyor.
Bu yogunlasma süreci içinde, ABD domuz endüstrisinin, NAFTA serbest ticaret anlasmasinin getirdigi olanaklari kullanarak, ucuz is gücünden, yabaci sermaye tesviklerinden yararlanmak, çevre, saglik koruma kurallarindan kurtulmak, için Meksika’ya göç etmeye basladigini görüyoruz. Iste bu dev sirketlerden Smithfield’in, Perote kasabasinda devasa bir domuz çiftligi var. Bu kasaba belediyesinin Mart ayinda hazirladigi bir raporda, halkin %60’inin nezle, zatürree ve bronsitten sikayetçi olduguna isaret ediliyormus. Bu rapor görmezden gelinmis. Virüs uzmanlarinin 2003 yilinda “domuz gribi virüsü yeni, hizli bir evrim sürecine siçradi” uyarilari, 2006 yilinda Science dergisinde yayimlanan, bu tür kombinalarin, sagliksiz ve pis ortaminda, birlesik virüslerin olusma olasiliginin gittikçe güçlendigini söyleyen arastirma ilgi görmemis. Adindan anlasilacagi gibi N1H1 iki virüsün birlesmesinden olusan bir mutasyon, yine böyle bir yogun üretim ortaminda patlak veren H5N1 kus virüsü gibi… (Mike Davis, Znet, 1/05)
Dünya Bankasi gibi uluslararasi mali kuruluslarin Meksika Saglik sistemine dayattigi, bölgesellestirme ve özellestirme krizin zamaninda algilanmasini, merkezi ve esgüdümlü bir tepki gelistirilmesini engellemis (Laure Carlsen, Commondreams, 30/04).
Domuz Gribi de, “umutsuzluk çaginin”, uygarlik krizinin bir semptomu. Ama yasamin diyalektigi, umutsuzlugun umut, krizin dönüsüm içerdigini, tarih insanligin, özellikle siyasi, ekonomik iktidardan en dislanmis kesimlerinin, en umutsuz, en karanlik anlarinda en yaratici inisiyatifleri sergileyerek yeni çikis yollari açabildiklerini gösteriyor. Sorunlarin çapi ve yayginligi, tehlikenin büyüklügü, tarihin böyle bir yaygin kitlesel yaraticilik dönemlerinden birine girmekte oldugumuzu düsündürüyor.”
Ergin Yildizoglu’nun yazisinin tamami burda.