Bile bile lades oldu bu tam. Seyahatte okuyacak bir sey ariyordum kutuphanede ve birden aklima McEwan ismi geldi. Atonement’i okumayi dusunuyordum bir ara ama dayanamayip filmini izlemis ve begenmistim, o yuzden baska bir kitabini alip okuyayim dedim. Halbuki bestsellerlardan uzak durmamin bir nedeni vardi, unutmusum.
Kitabin baslangici hemen Kazuo Ishiguro’nun Never Let Me Go’sunu hatirlatti. Her iki kitapta da etik dilemmalar konu ediliyor. Yalniz Enduring Love etik dilemmada yetinmeyip konuyu obsesif bir ask hikayesine yayiyor, bayagi farklilasiyor. Ama iyi bir kitap mi, bence degil. Zaten bitirdigimde “zaman kaybi” diye gecirdim icimden, o derece bayik geldi bana. Neden okudum peki, bir sonunu merak ediyordum, iki kisaydi, bitireyim bari dedim. Kahramanimizin bilimsel geyikleri hosuma gidiyordu baslarda ama sonradan ondan da sogudum, hayatta attigi her adimi, her karsilastigi seyi evrimle, istatistikle aciklamaya calismasi kendisini gayet itici yapti gozumde. Daha sonra da kitap boyunca beni resmen delirtti, yapma canim, yapma kardesim sacmalama bu kadar derken o sacmalamalarin bir dayanagi oldugu filan ortaya cikti ki, evlere senlik. Eeeh diye diye bitti iste. Neyse zaten cok kotuledim. Durayim ben burda.