Orhan Pamuk’un yeni romani ciktigindan beri herkes onu tartisiyor yeniden, benim romani okuma sansim olmadigi icin bu tartismalara katilamiyorum. Yalniz Pamuk’u savunmak isterken Turk edebiyatinin icler acisi bir halde oldugu argumanini kullananlari gordum birkac kez, kopurdum her seferinde. Pamuk’un iyi ya da kotu bir yazar olmasini sahsen Turk edebiyatindan ayri ele almayi yeglerim, zaten kendisi dunyaya acilmis bir yazar oldugu icin belki dunya edebiyatiyla karsilastirmak daha mantikli olacaktir. Her halukarda karsilastirmalarla bir yazar hakkinda kesin yargiya varmak manasizdir, iyi yazamayan bir kisim yazari gosterip Pamuk’un onlardan iyi yazdigini, dolayisiyla iyi bir yazar oldugunu soylemek gibi bir sacmalik olmayacagina gore her yazari ayri degerlendirmek daha iyi olur. Bizim kendi capinda elestirmenlerimiz ise ayni gayeyi tasidiklari halde kotu yazdigini dusundukleri yazarlari isaret etmekten bile aciz olduklari icin “Turk edebiyatinin icler acisi hali” deyip gecme kolayligi ile Orhan Pamuk’u yucelttiklerini sanarak sadece komik duruma dusuyorlar. Bu tarz genellemeler ve kesin hukumler desteklenmekdikleri takdirde ise yaramaz oldugu gibi kisinin bilgisizligini de acik etme tehlikesi tasiyor, bunu unutmamak lazim. Edebiyatimiza icler acisi sifatini yakistiran kisiye hemen sormak gerekir, en son kimleri okudun, vaktinin ne kadarini Turk yazinina ayiriyorsun, yeni yazarlarin kac tanesinden haberin var, gibi. Elbette ki, bu sorularin hicbirine yetkinlik gosterici cevaplar alinamayacaktir, cunku yetkinligi olan, Turk edebiyatina mesai harcayan bu kadar cabuk silip atamaz. Ustelik silip atmayi gerektiren bir durum da yoktur. Kitapcilarda Turk yazarlarina ayrilan raflara goz gezdirip cagdas yazarlarimizi okuyanlar her seyin yolunda oldugunu goreceklerdir. Yayinevleri, dagitimcilar, medya destegi yetersiz olabilir, yeterince kitap okunmuyor olabilir ama yazarlarimiz haril haril yaziyorlar, az da olsa bir kitleyle bulusuyorlar. Cunku yazmadan edemiyor onlar, bizler de okumadan edemiyoruz. Desteksiz hukumlere laf edip de ornek vermemem sacma olurdu diyerek son donemde okudugum Turk yazarlardan birkac ornek vereyim: Murat Uyurkulak, Hakan Gunday, Murat Mentes, Alper Caniguz, Hasan Ali Toptas, Cemil Kavukcu, Ihsan Oktay Anar, Asli Erdogan. Bunlar bir cirpida aklima gelen isimler, ustelik yurtdisinda yasadigim icin kitapci gezme ve yeni seyler kesfetme, istedigimi alip okuma sansi da olmayan biriyim. Biraz daha dusunmeyle daha cok isim vermek de mumkun olacakti eminim. Eklemem gerekir ki, Orhan Pamuk da elbette bu listedir ve severek okurum eserlerini. Insanlarin onu savunmak istediklerini de biliyorum ama diger yazarlarin gunahi ne?
Sonuc olarak, ben sahsim adima yazarlarimizdan ve verdikleri urunlerden ziyadesi ile memnunum. Kalitesiz basimlar, ozensiz ve yanlis ceviriler, kitabin sonunu onsozunde yayinlamaktan cekinmeyen yayinevleri, Oguz Atay’dan ve Sabahattin Ali’den baska kimseyi bilmeyen yeni yetme okurlar vesaire, sikayet edecek olsam da bunlardan sikayet ederim.
Aslinda bir anektod yazmak icin acmistim bu sayfayi, icimde birikenleri dokmus bulundum. Neyse, anektoda gelelim:
Orhan Pamuk ve Yaşar Kemal bir gün Polat Renaissance Otel’de buluşurlar. O sırada Milli Takım da aynı otelde kamp yapmaktadır. Asansörde İlhan Mansız’la karşılaşırlar ve ayaküstü sohbet ederler, ancak Mansız iki büyük romancıyı, Kemal ve Pamuk’u, biri yaşlı, biri de uzun boylu iki hayranı zannetmistir.
Bizim ahkam kesen tayfamizin bu futbolcudan ayrilan tek yani ise yazarlarin isimlerini ve yuzlerini bilmeleridir, yoksa ettikleri kelamin herhangi bir farki yok.