Arşiv

Archive for Eylül, 2008

Brad iyiydi de cevresi kotuydu

Eylül 14, 2008 salyangoz Yorum yapın

Coen biraderler yeni bir film cektiler, duymussunuzdur, Burn After Reading. Bu yonetmen abilerimizin Fargo filmini hic sevmeyen, espri anlayislarini bir film boyunca cekemeyen bir bunye olarak bu yeni filmlerinin fragmanini seyrettigimde tabiri caizse icimin yaglari eridi, ustune bir de NY Times’tan bu film hakkinda bir elestiri okudum, oh dedim, bu sefer kimse begenmeyecek filmlerini.

Fragmanda her sey absurt ama en cok Brad Pitt’in anormal halleri beni bu filmden bir is cikmaz dusuncesine sevk etti, o meshur “I’m fucking Ben Affleck” videosunda bile daha iyi rol yapiyordu (abartiyorum oyleyse varim), bu fragmanda ise yapmaciklik akiyor uzerinden. Angelina cok bozdu bu adami, cok (yuzeyselim oyleyse varim).

Dayanamam seyrederim, hele bu kadar kotuledikten sonra kesin seyrederim ben bu filmi, seyrettikten sonra bir kez daha yazarim ne kadar kotu oldugunu (kotuyum oyleyse varim).

Fragman burda, Ny Times elestirisi surda, “I’m fucking Ben Affleck” videosu da surda .

Categories: Kategorilenmemiş Etiketler:

Basucumda

Eylül 14, 2008 salyangoz Yorum yapın

Su aralar okudugum, okumaya calistigim ya da beklettigim kitaplar:

  • Asli Erdogan – Kirmizi Pelerinli Kent (cok yavas ilerliyor, cok agir)
  • Albert Camus – Veba (cevirisi illallah dedirtti, mola verdim)
  • Truman Capote – Tiffany’de Kahvalti (filmi sevmemistim, kitap icin simdilik yorum yok)
  • Ursula K. LeGuin – Kadinlar Ruyalar Ejderhalar (super denemeler, aceleye gerek yok)
  • Murathan Mungan – Kadindan Kentler (ilk birkac oykude sikildim, ne kadar da heyecanla saldirmistim halbuki memlekette girdigim ilk kitapcida)
  • Jose Saramago – Blindness (Ingilizcesi cok agir geldi, devam edemezsem Turkcesini alacagim)
  • Antoine De Saint-Exupery – Kucuk Prens (yarisinda biraktim, uzun yillar sonra okuma denemem basarisizlikla sonuclandi sanirim, icimde cocuk mocuk kalmamis)

Maymun istahliyim, evet.

Categories: Kategorilenmemiş Etiketler:

Pamuk’u tartisirken

Eylül 14, 2008 salyangoz Yorum yapın

Orhan Pamuk’un yeni romani ciktigindan beri herkes onu tartisiyor yeniden, benim romani okuma sansim olmadigi icin bu tartismalara katilamiyorum. Yalniz Pamuk’u savunmak isterken Turk edebiyatinin icler acisi bir halde oldugu argumanini kullananlari gordum birkac kez, kopurdum her seferinde. Pamuk’un iyi ya da kotu bir yazar olmasini sahsen Turk edebiyatindan ayri ele almayi yeglerim, zaten kendisi dunyaya acilmis bir yazar oldugu icin belki dunya edebiyatiyla karsilastirmak daha mantikli olacaktir. Her halukarda karsilastirmalarla bir yazar hakkinda kesin yargiya varmak manasizdir, iyi yazamayan bir kisim yazari gosterip Pamuk’un onlardan iyi yazdigini, dolayisiyla iyi bir yazar oldugunu soylemek gibi bir sacmalik olmayacagina gore her yazari ayri degerlendirmek daha iyi olur. Bizim kendi capinda elestirmenlerimiz ise ayni gayeyi tasidiklari halde kotu yazdigini dusundukleri yazarlari isaret etmekten bile aciz olduklari icin “Turk edebiyatinin icler acisi hali” deyip gecme kolayligi ile Orhan Pamuk’u yucelttiklerini sanarak sadece komik duruma dusuyorlar. Bu tarz genellemeler ve kesin hukumler desteklenmekdikleri takdirde ise yaramaz oldugu gibi kisinin bilgisizligini de acik etme tehlikesi tasiyor, bunu unutmamak lazim. Edebiyatimiza icler acisi sifatini yakistiran kisiye hemen sormak gerekir, en son kimleri okudun, vaktinin ne kadarini Turk yazinina ayiriyorsun, yeni yazarlarin kac tanesinden haberin var, gibi. Elbette ki, bu sorularin hicbirine yetkinlik gosterici cevaplar alinamayacaktir, cunku yetkinligi olan, Turk edebiyatina mesai harcayan bu kadar cabuk silip atamaz. Ustelik silip atmayi gerektiren bir durum da yoktur. Kitapcilarda Turk yazarlarina ayrilan raflara goz gezdirip cagdas yazarlarimizi okuyanlar her seyin yolunda oldugunu goreceklerdir. Yayinevleri, dagitimcilar, medya destegi yetersiz olabilir, yeterince kitap okunmuyor olabilir ama yazarlarimiz haril haril yaziyorlar, az da olsa bir kitleyle bulusuyorlar. Cunku yazmadan edemiyor onlar, bizler de okumadan edemiyoruz. Desteksiz hukumlere laf edip de ornek vermemem sacma olurdu diyerek son donemde okudugum Turk yazarlardan birkac ornek vereyim: Murat Uyurkulak, Hakan Gunday, Murat Mentes, Alper Caniguz, Hasan Ali Toptas, Cemil Kavukcu, Ihsan Oktay Anar, Asli Erdogan. Bunlar bir cirpida aklima gelen isimler, ustelik yurtdisinda yasadigim icin kitapci gezme ve yeni seyler kesfetme, istedigimi alip okuma sansi da olmayan biriyim. Biraz daha dusunmeyle daha cok isim vermek de mumkun olacakti eminim. Eklemem gerekir ki, Orhan Pamuk da elbette bu listedir ve severek okurum eserlerini. Insanlarin onu savunmak istediklerini de biliyorum ama diger yazarlarin gunahi ne?

Sonuc olarak, ben sahsim adima yazarlarimizdan ve verdikleri urunlerden ziyadesi ile memnunum. Kalitesiz basimlar, ozensiz ve yanlis ceviriler, kitabin sonunu onsozunde yayinlamaktan cekinmeyen yayinevleri, Oguz Atay’dan ve Sabahattin Ali’den baska kimseyi bilmeyen yeni yetme okurlar vesaire, sikayet edecek olsam da bunlardan sikayet ederim.

Aslinda bir anektod yazmak icin acmistim bu sayfayi, icimde birikenleri dokmus bulundum. Neyse, anektoda gelelim:

Orhan Pamuk ve Yaşar Kemal bir gün Polat Renaissance Otel’de buluşurlar. O sırada Milli Takım da aynı otelde kamp yapmaktadır. Asansörde İlhan Mansız’la karşılaşırlar ve ayaküstü sohbet ederler, ancak Mansız iki büyük romancıyı, Kemal ve Pamuk’u, biri yaşlı, biri de uzun boylu iki hayranı zannetmistir.

Bizim ahkam kesen tayfamizin bu futbolcudan ayrilan tek yani ise yazarlarin isimlerini ve yuzlerini bilmeleridir, yoksa ettikleri kelamin herhangi bir farki yok.

Categories: Kategorilenmemiş Etiketler:

Bloglar alemi

Eylül 13, 2008 salyangoz Yorum yapın

Hehe cok guzel, cok yaratici bir baslik oldu bu, ben hep boyle ilginc olayim e mi.

Aslinda uzun zamandir cok spesifik bir blog kumesini takip ediyorum, ustelik google reader ile okudugum icin yorumlari, blogrollari pek gormuyorum, etliye sutluye bulasmiyorum kisacasi. Bugun biraz oraya buraya tiklama yaptim Salyangoz’un reenkarnasyonu serefine, eglenceliydi.

Bloglar hakkinda tek bir sey soylemek gerekirse, gercek hayatin yansimasi derim (ayni seyi internet icin, ya da internetteki herhangi bir sey icin soylemek mumkun farkindayim ama tek bir sey soyleme hakkimi en risksiz sekilde kullanmak istemistim, ondan). Egolar, simarikliklar, sacmalamalar, ya da tam tersine ciddiyet ve bilgelik, ogreticilik, her sey burda, kacirma ey yolunu kaybetmis internet kulllanicisi, gel sen de oku, yorum yaz, hatta usenme sen de yaz. Sen de yaz ki ucmasin. Sen de yaz ki hep birlikte sevgi pitircikliginda, samimiyetsiz samimiliklerimizde yuzelim, ya da gercekten bir seyler ogrenelim, tartisalim, yeter ki susmayalim. Bayt bayt aktaralim kendimizi ekrana, dunyaya, bir kez de boyle yasayalim, yasatalim. Yansimamizla ikinci bir yasam elde edelim ey okuyucu, yeniden dogup, hep istedigimiz gibi yasayalim. Mutlu, sosyal, bilgili, erdemli olalim burada, yansimamiz guzel olsun biz olamasak da.

Categories: Kategorilenmemiş Etiketler:

Yeniden baslasin

Eylül 13, 2008 salyangoz 6 yorum

Ilk defa bloglarla tanismam nasil olmustu hatirlamiyorum ama olmustu iste bir kez. 2004′tu sanirim. Heyecanla baslayan maceralar her seyi silmeyle bitti, her seferinde. Bu isi devam ettirebilenlere bu yuzden saygim sonsuz.

Iste bir kez daha deniyorum. Anlatacak yeterince sey var mi bilmiyorum ama yapmaktan kacmaya calistigim seyler olmali ki gecenin bu yarisi yeniden bu ise basliyorum.

Yazmak guzel ama yorucu, kendi yazdiklarimi da cok begenmiyorum zaten. Yine de buyuk yazarlarin bazilari gunde ancak yarim sayfa yazabidigine gore emek vermek gerekiyor bu ise ve yilmamak elbette ki. Yilmayacagimi umarak yeniden baslasin diyorum.

Tum bu iyimserligin sorumlusu da Detektivbyran’dir, bu da boyle biline.

Categories: Kategorilenmemiş Etiketler: